Alternatif Yayıncılık Ufuk ŞENTÜRK Röportajı
 
Jeotermal kaynaklar bakımından avantajlı bir konumda bulunan Ege Bölgesi, yeni JES projelerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Türkiye`de 1300 MW JES Lisansı bulunurken, bunun 700 MW`ı aktif olarak işletmede olup, 600 MW`ının ise sene sonuna kadar devreye alınması için çalışmalar sürüyor. Yatırımcıların hedefi ise kurulu gücü 5000 MW`a ulaştırmak.
 
 

Jeotermal yatırımcıları bir çatı altında toplamak amacıyla 2015 yılında kurulan JESDER, jeotermal enerji kaynaklarının toplam enerji üretimindeki payını arttırmak ve yatırımların hızlı bir şekilde hayata geçmesi sağlamak için çalışmalarına devam ediyor. Enerji üretimi lisansına sahip olan 30 yatırımcının bir araya geldiği dernek, sadece santral kurmadıklarını da ortaya koyuyor. 2017 yılında Alaşehir’de Jeotermal Santrallerin devamında kurutma tesisi yapmaya hazırlandıklarını belirten JESDER Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Şentürk, yine aynı bölgede 3900 dönümlük alanında teknolojik sera bölgesi ilan edildiğini ve modern seracılık yapılabilmesi için gereken sıcak suyun teminini bölgede bulunan yatırımcıların sağlayacağını ifade etti.

JESDER’in kuruluşundan ve geldiği noktadan bahsedebilir misiniz? Hangi faaliyetleri yürütüyorsunuz?

JESDER 2015 yılının Şubat ayında kuruldu. Haziran ayında ilk Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirilinceye kadar Kurucu Başkanlık görevini yürüttüm. Genel Kurul Toplantısında oy çoğunluğu ile JESDER’ in ilk seçilmiş Başkanı olarak 2 yıllık görevime başladım. Ben JESDER Yönetim Kurulunda Enerji Holding’i temsilen bulunuyorum. Yönetim Kurulumuzun diğer üyeleri ise Kipaş Holding, Limak Holding, Zorlu Holding ve Çevik Grup temsilcilerinden oluşuyor. Jeotermal Elektrik Santral yatırımı yapan şirketlerin hemen hemen hepsi derneğimiz üyesi olup, üye olma şartlarımızdan en önemlisi jeotermal enerji üretimi lisansına sahip olunmasıdır. Hedefimiz Türkiye’de Jeotermal Enerji’nin toplam kurulu gücünü 5000 MW’a ulaştırmak ve Dünya’da ilk sıraya yükselmektir.

Türkiye’deki Jeotermal Enerji Santralleri’nin sayısı ve toplam gücü nedir?  

Türkiye’de 1300 MW JES lisansı bulunuyor. Bu rakamın 700 MW’ı aktif olarak işletmede olup, diğer 600 MW’ı ise şu anda yapım aşamasındadır. Bu rakam işletmeye girdiği zaman Türkiye’nin toplam kurulu gücü 1300 MW’ a ulaşmış olacak. Menderes Grabeni’nde keşifler daha önce MTA tarafından yapıldığı için yatırım süreci hızlı ilerledi ve şuan bölgede 400 MW’ın üzerinde aktif santral bulunuyor. Ülkemizde mevcut JES’ler 150 C ve üzerindeki sıcaklıktaki Jeotermal Kaynaklar ile elektrik üretimi yapmaktadır. Ancak yaşanan teknolojik gelişmeler sonucunda 92 C ve üzeri sıcaklıklarda da Elektrik üretilebilmektedir. Mevcut teşvik sistemi ile daha düşük sıcaklıklarda elektrik üretilmesi fizibıl değildir. Devletimizin alım garantisi fiyatlarında yapacağı kademeli bir artış ile bu sıcaklıklarda elektrik üretimi de yatırımcılarımız nezdinde cazip hale gelecek, yatırımların kredibilitesi artarak 5.000 MWe’lık hedefimize ulaşılabilecektir. Eğer bu rakamlara ulaşabilirsek dünyada en fazla Jeotermal Elektrik Santralinin olduğu ülke olacağız.

Toplam kurulu gücü artırmak ve hedeflediğiniz rakama ulaşmak için ne tür çalışmalarınız bulunuyor? 

Yeni sahaların keşfi devam ediyor. Özellikle Çanakkale Bölgesi ve Küçük Menderes Grabeni (İzmir Çevresi) üzerinde yoğun olarak duruluyor. Jeotermal arama ve işletme çalışmalar sadece MTA tarafından yapılırken, sahaların özel sektör yatırımcılarına açılması ile birlikte çalışmalar hızlandı.  Bugüne kadar açılan santrallerin bulunduğu sahaların yüzde 90’ının keşfi MTA tarafından yapılmış ve yatırımcılara ihale yolu ile devredilmiştir. Şuanda yatırımcılar Ar-Ge çalışmaları yaparak yeni sahalar aramakta ve var olan sahaları geliştirmektedir. Jeotermal kaynak bakımından en zengin iki bölgeyi Büyük Menderes Grabeni ve Gediz Grabeni olarak sıralayabiliriz. Denizli Sarayköy’den başlayıp Aydın Germencik’e kadar uzanan kısım Büyük Menderes Grabeni olarak adlandırılmakta olup, Alaşehir’den başlayıp Salihli’den kıvrılıp Manisa’nın içine kadar uzanan kısım ise Gediz Grabeni olarak adlandırılmaktadır. Şu anda Gediz Grabeni üzerinde Zorlu Enerji’nin 48 MW’lık JES projesi, Türkerler İnşaat’ın 24 MW’lık 2 adet santrali ve Enerjeo Kemaliye olarak bizim 24,9 MW’lık santralimiz bulunuyor. Bu bölgede devam eden projeler arasında ise Sis Enerji’nin 34 MW, Soyak Grubu’nun 11 MW, Akça Holding’in 10 MW kurulu güce sahip santralleri yer alıyor. 

Jeotermal Elektrik Santralleri’nin ortalama yatırım bedeli nedir? Amortisman süreleri kaç yıldır? 

Jeotermal Elektrik Santrali, Nükleer Santral’ den sonra en yüksek yatırım maliyetine sahip santral türüdür. Ortalama maliyet MW başına 3 ile 4 milyon dolar arasında değişmektedir. 25 MW’lık bir santral yapıldığını düşünürsek ortalama 100 milyon dolarlık yatırım bedeli söz konusudur. Türkiye’de Nükleer Santral olmadığı için şu an ülkedeki en maliyetli santral tipi olduğunu söylemek mümkün. Devlet yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını teşvik etmek için alım garantisi veriyor. Bir Jeotermal Elektrik Santral işletmeye alındıktan sonra ortalama altı yıl içerisinde kendisini amorti ediyor. Ar-Ge çalışmaları ve kurulum aşamasına kadar süren yüksek maliyetler, santral işletmeye alınması ile birlikte, bakım maliyetinin düşük olması ve kaynak maliyeti bulunmaması nedeniyle düşmektedir.

Jeotermal Enerji Santralleri’nin işletme ve bakımları nasıl yapılıyor? 

Öncelikle belirtmek isterim ki ülkemizde 2 tip jeotermal santral (flash- binary) bulunmaktadır. Binary santral tipinde çalışma prensibi olarak jeotermal akışkanın ısısı kaynama noktası çok düşük olan farklı bir taşıyıcıya (pentan-bütan vb.)  aktarılarak pentan veya bütanın buharlaştırılıp türbinin döndürülmesi prensibi ile tamamen kapalı bir sistem içerisinde döngüye tabi tutulur. Flash santrallerde ise doğrudan jeotermal kuyudan elde edilen buhar kullanılmaktadır.Jeotermal akışkan, santral çalışma prensibinin hiçbir bölümünde hava, su veya toprak ile temas etmemektedir. Ortalama olarak 150-210°C ile sisteme giren jeotermal akışkan; ısısı alındıktan sonra ortalama 70-110°C olarak re-enjeksiyon pompaları aracılığı ile re-enjeksiyon kuyularına geri basılmaktadır. Saatte 2 bin tona yakın jeotermal akışkanın yer altına basılması zahmetli ve iç tüketimi arttırmasına rağmen sürdürülebilirliği sağlamak ve doğayı korumak amacıyla bütün yatırımcılar tarafından yapılmaktadır. Özetlemek gerekirse jeotermal elektrik santraller suyu değil, suyun ısısını kullanır.  Kısaca, suyu ısıyı taşıyan bir materyal olarak görüyoruz.Jeotermal Elektrik Santraller çok az bakıma ihtiyaç duyarlar. Teknolojik yapılar olduğundan işletmeye alındıktan sonra bir santral olumsuz bir durum olması halinde kendisini devre dışı bırakacak ve tekrar devreye alabilecek şekilde dizayn edilmektedir. Bu nedenle işletme sırasında çok kalabalık bir ekibe ihtiyaç duyulamamaktadır. Jeotermal enerji yenilenebilir ve sürdürülebilir en önemli enerji kaynağı olup binlerce yıl geçse dahi tükenmeyecek bir zenginliktir. Bu anlamda jeotermal santral yatırımcılarını temiz enerjiye destek verdikleri ve büyük riskleri göze aldıkları için kutlamak gerekiyor. Çünkü nükleer santrallerden sonra en yüksek maliyetli ve riskli santral tipine cesaret edip yatırım yaptıkları için. Riskli bir yatırım diyorum çünkü jeotermal yatırımcılar bilinmeyen bir alan üzerinde çalışıyorlar. Biz 3-4 bin metre kuyular delerken, gerekli tüm araştırmalarını yaptığımız halde orada su olup olmadığını kesin olarak bilemiyoruz. Bu işlemin maliyeti 5 milyon dolar civarında seyrediyor. Bu yatırımı yaparken çıkıp çıkmayacağından emin olamıyorsunuz. Bu sebeple yatırımcıları ben her zaman tebrik ediyorum. 

Jeotermal Enerji Santralleri’nin çevreye karşı verdiği bir zarar var mı?     

Türkiye’de yanlış bir algı yönetimiyle karşı karşıyayız. Biz bu algıyı düzeltmek için seminerler düzenliyoruz. Yaz mevsiminde Adnan Menderes Üniversitesi’nde konferans düzenleyerek halkı bilinçlendirmeye çalışacağız. Geniş kitlelere ulaşmak için yatırımcılar halkın ulaşımını sağlayacaklar. Orada gerek üniversitelerin uzman profesörleri gerekse biz JES yatırımcıları halkı santrallerin çalışma sistemi hakkında bilgilendireceğiz. Halkta oluşan Büyük Menderes Nehri’ni kirlettiğimiz, tarıma zarar verdiğimiz konusundaki algısını doğru yönlendirmemiz gerekiyor. Biz de halka su kullanmadığımızı, suyu görmediğimizi, yer altından elde edilen suyu geri enjekte ettiğimizi, bu suyun hiçbir zaman yeryüzü ile buluşmadığını ve dolayısıyla tarım arazisine zararı olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. Büyük Menderes Nehri’nin JES projelerinden dolayı kirlenmediğini ispatlamak için nehrin doğuş yeri Afyon’un Dinar İlçesi’nden başlayarak her 50 kilometrede bir numuneler aldırıldı. Yaklaşık 40’a yakın numuneden alınan sonuçlara göre Büyük Menderes Nehri’ne herhangi bir akışkanın karışmadığını görmüş olduk. Kirlenmenin tamamen Germencik, Sarayköy gibi yerleşim yerlerinin kanalizasyon sistemlerinin artırma tesislerinin olmamasından kaynaklandığını ispat ettik. Bu testi bağımsız bir kuruluş olması açısından değerlendirilmesi Adnan Menderes Üniversitesi’ne yaptırıldı. Testleri ise Tariş’e bağlı Alaşehir Ticaret Borsası tarafından analiz ettirildi. Numuneler alınırken yatırımcılardan kimse bulunmadı ve sadece koordinat bilgisi verildi. Sonuçları ileride basınla ve halkla paylaşacağız. 

JES Projelerinde kullanılan teknolojiler Türkiye’de mi üretiliyor? Ar-Ge çalışmaları için yurt dışından destek alıyor musunuz? 

İlk yapılan santral projelerinin yüzde 80’ini yabancı ülkelerden ithal ediliyordu. Derneğimizin ve üyelerimizin yaptığı çalışmalar sonucunda bu santraller artık ithalatını yaptığımız şirketler Türkiye’de üretim yapmaya başladı. Şimdi yatırımların yüzde 80’i yerli üretimlerle gerçekleştiriliyor. Atlas Copco, Exergy, Turbodem gibi firmalar Türkiye’de fabrika açarak türbin üretimlerini burada yapmaya başladılar. İletim hatlarının boruları da Türkiye’den temin ediliyor. Teknik ve mekanik montajlar da yerli mühendislik firmaları tarafından gerçekleştiriliyor. Beklentimiz santrallerin güç üreten jeneratör tarafının da yerli yatırımcılarından yapılmasıdır. Buna talip yerli firmalarımız var ancak santral yatırımcılarıyla görüşmeleri devam ediyor.  Çünkü bunu üretebilmek için belli büyüklükte yatırım yapmak gerekiyor. Bu yatırım içinde santral üreticilerinin belli bir oranı garanti altına alması lazım. Önümüzdeki yıl son jeneratör kısmı Türkiye’de üretilirse neredeyse yüzde 100’ü yerli olacak. 

Jeotermal Enerji Santralleri’nin elektrik üretimi dışında ülkeye sağlayacağı katma değerleri var mı? 

Türkiye bizi sadece santral yatırımcısı olarak görüyor. Oysaki bizim santrallerimizden çıkan suyun sıcaklığı 110 dereceler ulaşılıyor ve saatte 2 bin tona yakın suyu geri basıyoruz. Bunun içinden 50-100 tonunu ayırıp seracılara verebiliriz. Bu proje ile seracılık, kurutma tesisi, şehir ısıtması yapılabilir. Biz dernek olarak bu proje üzerinde çalışıyoruz. 2017 yılında Alaşehir’de Jeotermal Santrallerin devamında çıkan sularla kurutma tesisi yapacağız. Alaşehir’den başlayıp Manisa’nın içine kadar uzanan 74 bin dönümlük bölümünde üzüm yetiştiriliyor. Türkiye’den tüm dünyaya satılan Sultaniye Kuru Üzümü bu bölgede yetiştiriliyor. Maalesef 74 bin dönümün yaklaşık 7 bininin üzerine üzüm kurutma alanları kurabilmek için betonlaştırılmıştır. Biz bu projemizle o betonları tarıma kazandırmayı hedefliyoruz. Manisa Valiliği ile yaptığımız çalışma sonucunda 3900 dönümlük alanı Teknolojik Sera Bölgesi olarak belirledik. Biz yatırımcılar o bölgede sera yapılabilmesi için sıcak su temini yapacağız. 

JESDER’in hedeflerini özetlemenizi istersek neler söylersiniz? 

JESDER’in hedefi bu sektörü yatırım yapılabilir daha iyi seviyelere çıkartmaktır. Bu yapabilmek için maddi ve yasal güvenceler açısından yaşadığımız sıkıntıları devlete aktarıyoruz. Sektörün daha hızlı yatırım yapılabilir hale gelmesi için yasal süreçlerin hızlanması gerekiyor. İmar planı onayı için sadece 41 kurumdan izin alınması gerekiyor ve bu işlem en az 6 ay sürüyor. Eğer yasal süreçler hızlanırsa hedeflediğimiz rakamlara ulaşabiliriz. 

Kaynak: http://www.haberortak.com/Haber/Elektrik---Enerji/26082016/1300-mw-jes-lisansi-bulunuyor.php#storyContinued

 

ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı adı
Parola
ETKİNLİK / FUAR TAKVİMİ
Tümünü Göster
Bilgilendirme
Bizi Takip Edin
Telefonlarımız
Bu site Teknorem Bilişim tarafından 2015 yılında JESDER için yapılmıştır.